Sabahattin Ali Hikayeleri: “Kurtarılamayan Şaheser”

Sabahattin Ali Hikayeleri: “Kurtarılamayan Şaheser” Genç şair siyah meşin ciltli ufak kitabı havaya kaldırarak bağırdı: -Bundan daha yükseğinin bulunduğunu söyleyemez, sevgilim benim eserimden daha güzelini okuduğunu iddia edemez ya.- Gözlerinde, erimiş bir madenin oynak parlaklığı ve yanık yüzünde bir ekmek…

Noktalama İşaretleri Nokta ( . )

Noktalama İşaretleri Nokta ( . ) Nokta ( . ) 1. Cümlenin sonuna konur: Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurul­muştur. Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu. (Reşat Nuri Güntekin) 2. Bazı kısaltmaların sonuna konur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof. (profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve başkası, ve benzeri, ve…

Noktalama İşaretleri Virgül ( , )

Noktalama İşaretleri Virgül ( , ) Virgül ( , ) 1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur: Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sı­cak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum. (Halide Edip…

Noktalama İşaretleri Noktalı Virgül ( ; )

Noktalama İşaretleri Noktalı Virgül ( ; ) Noktalı Virgül ( ; ) 1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir.

Noktalama İşaretleri İki Nokta (: )

Noktalama İşaretleri İki Nokta (: ) İki Nokta (:)       1.Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur: Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem.

Noktalama İşaretleri Üç Nokta ( … )

Noktalama İşaretleri Üç Nokta ( … ) Üç Nokta ( … ) 1. Anlatım olarak tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur: Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveri­yordu da bu yanı… (Tarık Buğra)

Noktalama İşaretleri Ünlem İşareti ( ! )

Noktalama İşaretleri Ünlem İşareti ( ! ) Ünlem İşareti ( ! ) 1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarele­rin sonuna konur: Hava ne kadar da sıcak! Aşk olsun! Ne kadar akıllı adamlar var! Vah vah! Ne mutlu Türk’üm…