Nasrettin Hoca; “ÇOCUKLUĞUNU ÖZLEYEN KAVUK”

Nasrettin Hoca; “ÇOCUKLUĞUNU ÖZLEYEN KAVUK” Nasrettin Hoca “Çocukluğunu Özleyen Kavuk”, Bir gün hava çok sıcakmış. Hoca boncuk boncuk terliyormuş. Derken sokakta oynayan çocukları görmüş. Biraz serinlemek ve çocukları seyretmek için bir ağacın altına oturmuş. Cebinden mendilini çıkararak terini silmiş. Kahkahalar atarak oynayan çocukları izlemeye dalmış… Okunma Sayısı: 1


Çocuk Hikayeleri; Çocuk Kalbi 15. Bölüm

Çocuk Hikayeleri; Çocuk Kalbi 15. Bölüm “Okul Müdürümüz” Çocuk Hikayeleri; Çocuk Kalbi “Okul Müdürümüz” 17 Kasım, Perşembe Çocuk Kalbi; Coretti bu sabah çok sevinçliydi. Çünkü aylık sı­navımızı yapmak için, onun ikinci sınıftaki öğret­meni Bay Coatti gelmişti. Karasakal derlerdi bü­tün öğrenciler ona. Lakabından da anlaşılacağı gi­bi, Bay Coatti‘nin kapkara ve gür […]


“Balık Kavağa Çıkınca” Deyimi

“Balık Kavağa Çıkınca” Deyimi Balık Kavağa Çıkınca Deyimi; Balık kavağa çıkınca kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisidir. TDK’ye göre balık kavağa çıkınca kelimesi “hiçbir zaman” anlamında demektir. Dilimizde, gereği yapılamayacak vaatleri anlatmak, güya onların icra zamanını bildirmek üzere “balık kavağa çıkınca…” denir. Güya, balığın kavak ağacına çıkması nasıl imkânsız ise, […]


Anadolu Masalları “FELEK”

Anadolu Masalları “FELEK” Anadolu Masalları: Vaktiyle zengin bir ağa ve bir de ailesi varmış. Ağa, hizmetkâr tutup çalıştırırmış. Herkesin hayran olduğu yaşantıya sahipmiş. Yıllar sonra zenginliğini kaybetmiş. Köy halkıüzerindeki nüfuzu da azalmış. Bir gün evinin ocak başında hanımıyla oturuyormuş. Yanlarına hizmetçileri gelmiş oturmuş. Ağa içini çekerek: “Ah Felek,” demiş. Hizmetçi hemen […]


Nasrettin Hoca “Ya Tutarsa”

Nasrettin Hoca “Ya Tutarsa” Nasrettin Hoca, güzel bir yaz sabahı evinden çıkıp tarlasına gitmiş. Öğlene kadar çalışmış. Hava çok güzelmiş. Tarladaki işleri bitince gölün kıyısını gezerek evine gitmeye karar vermiş. Çimenler yemyeşil, göl masmaviymiş. Kuşlar ‘cik cik’ diye ötüyormuş. Hoca, gölün kıyısına oturmuş. Karnının açlığını fark etmiş. Yanında hanımının tarlada […]


Mitolojik Hikayeler “KAUNOS AŞKI”

Mitolojik Hikayeler “KAUNOS AŞKI” Mitolojik Hikayeler; Kaunos, günümüzde Dalyan Çayı ağzında bir antik kenttir. Bugünkü Köyceğiz yakınında yer alır. Bu kentin kuruluşu Milet ile ilintilidir. Miletos, Tanrı Apollon ile Girit Kralı Minos’un kızı, Deione de denilen Akakallis’in oğullarıdır. Miletos, Girit’ten kaçtıktan sonra, Anadolu’ya gelerek, deniz kıyısında kendi adını taşıyan Milet […]


Halk Hikayeleri: “FATMACIK İLE YUSUFÇUK”

Halk Hikayeleri: “FATMACIK İLE YUSUFÇUK” Halk Hikayeleri: Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde. Vay neler varmış vay neler varmış. Develer tellallık yapar, pireler davul çalarmış. Cinler cirit oynar, periler şarkı söylermiş. Sonra efendime söyleyeyim. Allah’ın kulu çokmuş. Nar gibi kızaran, […]


“Cehennemin Anahtarı” Dini Hikayeler

“Cehennemin Anahtarı” Dini Hikayeler Cehennemin Anahtarı: İsa Peygamber zamanında, ömrünü günahlarla mahveden; cahil, korkusuz ve merhametsiz bir adam yaşardı. Günah batağına o kadar batmış ki kendisinden şeytan bile utanırdı. Günlerini hep boş yere geçirir, insanlara rahat yüzü göstermezdi. Başında kibir çok, fakat akıl yoktu. Karnı haram lokmalarla doluydu. Eteği eğriliklere […]


Halk Hikayeleri; “DÜRÜMCEKLİ KADIN MASALI”

Halk Hikayeleri; “DÜRÜMCEKLİ KADIN MASALI”  Halk Hikayeleri; Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir Kara Böcü (böcek) varmış. Bu böcü, aklına nerden esmişse esmiş, evlenmeye karar vermiş ve er aramaya çıkmış. Uzun süre gezmiş, dolaşmış, nihayet karşısına bir tilki çıkmış. Kara Böcü’nün yanına varmış ve sormuş: […]


Çocuk Hikayeleri; Çocuk Kalbi 14. Bölüm

Çocuk Hikayeleri; Çocuk Kalbi 14. Bölüm “Arkadaşım Coretti” 13 Kasım, Pazar Çocuk Hikayeleri; Babamın yazdığı mektubu okuyunca çok üzül­düm. Ağlayarak anneme koştum. Sarıldım, elini öptüm, af diledim. Anne yüreği merhamet doludur; daha fazla dayanamadı, beni kucaklayıp bağrına bastı. Annemin yanaklarından öptüm. “Anneciğim, beni affettiğini babama da söyler mi­sin?” dedim. Gülümsedi. […]