Ana Sayfaya Dön
0%
... dakika kaldı
1x

ATASÖZLERİ VE ÖZELLİKLERİ 1. KISIM

Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuşlardır. Ulusun ortak düşünce, kanı ve tutumunu belirtir, bize yol gösterirler. Bir atasözüyle belgelendirilen tutumun doğruluğu herkesçe kabul edilir. Anlaşmazlıklarda bir atasözü en büyük yargıcıdır. İşte bu atasözleri, biçim bakımından da, kavram bakımından da birtakım özellikler taşırlar. O özellikleri birer birer gözden geçirelim:

A- BİÇİM ÖZELLİKLERİ

1-Atasözleri kalıplaşmış  sözlerdir:

Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir. Sözcükler değiştirilip yerlerine aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi söz diziminin biçimi de bozulamaz. Böyle değiştirmeler yapılsa ortaya çıkan söz,-anlam değişmese dahi- atalarsözü diye anılmaz.

Örneğin:

Derdini saklayan derman bulamaz. Sözündeki derman yerine ilaç denilemez.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. Sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek: Elin kapısını çalma, kapını çalarlar biçiminde söylenemez.

2- Atasözleri kısa ve özlüdür. Az sözcükle çok ey anlatır:

Dikensiz gül olmaz.
Alet işler, el övünür
Taşıma su ile değirmen dönmez …gibi.

3- Atasözlerinin çoğu bir, iki cümledir. Daha uzun olanları azdır:

Vakit nakittir.
Balık baştan kokar.
Yerin kulağı var.
Ak akçe kara gün içindir.
Görünen köy kılavuz istemez.
Son pişmanlık fayda etmez.
Yoldan kal, yoldaştan kalma.
Dost ile ye iç, alışveriş etme.
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al …gibi.

Bu örneklerde görüldüğü gibi, tümcelerde en çok geniş zaman kipi, kimi vakit (öğüt olan atasözlerinde) emir kipi kullanılmıştır. Başka kiplerle kurulmuş atasözleri daha azdır. Bunlarda da fiili söylenmemiş olanlarda da, ya geniş zaman ya emir anlamı gizlidir:

Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.
Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış .
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
Bana dokunmayan yılan bin yaasın.
Anlayama sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
İnsan söyleşe söyleşe, hayvan koklaşa koklaşa.

B – KAVRAM ÖZELLİKLERİ

Her atasözü bir genel kural, bir düstur niteliğindedir. Bu kural ve düsturlar başlıca aşağıdaki kavram bölükleri içinde bulunur. Başka bir deyişle atasözleri, kavram bakımından birkaç çeşittir:

1-Sosyal olayların nasıl olageldiklerini-uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak-yansızca bildiren atasözleri vardır:

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer…gibi.

2- Doğa olaylarının nasıl olageldiklerini-uzun bir gözlem sonucu olarak- belirten atasözleri vardır:

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Mart yağar nisan övünür, nisan yağar insan övünür …gibi.

3- Toplumsal olayların nasıl olageldiklerini uzun bir gözlem ve deneme sonucu olarak bildirirken bundan ders almamızı (açıkça söylemeyip dolayısıyla) hatırlatan atasözleri vardır:

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Öfke ile kalkan zarar ile oturur.
Sona kalan dona kalır. …gibi.

Bu sözlerin altında istemelisin ki elde edesin, insan kendisini öfkeye kaptırmamalı…dersleri bulunmaktadır.

4- Denemelere yada mantığa dayanarak doğrudan doğruya ahlak dersi ve öğüt veren atasözleri vardır:

Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.
Ayağını yorganına göre uzat.
Bu günkü işini yarına bırakma …gibi.

5- Birtakım gerçekler, felsefeler, bilgece düşünceler bildirerek (dolayısıyla) yol gösteren atasözleri vardır:5- Birtakım gerçekler, felsefeler, bilgece düşünceler bildirerek (dolayısıyla) yol gösteren atasözleri vardır:

Balbal demekle ağız tatlı olmaz.
Can bostanda bitmez.
Korkunun ecele faydası yoktur.
Taşıma su ile değirmen dönmez …gibi.

6- Töre ve gelenekleri bildiren atasözleri vardır:

Dost başa bakar, düşman ayağa.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var.
Kızını dövmeyen dizini döver.
Kız beşikte, çeyiz sandıkta …gibi.

7- Kimi inanışları bildiren atasözleri vardır:

Ananın bahtı kızına.
Akacak kan damarda durmaz.
Baykuşun kısmeti ayağına gelir…gibi.

C- TAMAMLAYICI BİLGİLER
BİR KAÇ BİÇİMİ BULUNAN ATASÖZLERİ:

Kimi atasözlerinin birkaç kalıbı bulunduğunu da belirtmek gerekir. Bu kalıplardan her biri ayrı ayrı atalar sözü olarak tanındığından değişiklikler donmuş olma kuralına aykırı sayılamaz. Örneğin:

Denize düşen yılana sarılır.

Sözünün:

Denize düşen yosuna sarılır.

Biçimi de vardır. Ama denize düşen balığa(ya da samana) sarılır gibi bir biçimi yoktur.

Ayağını yorganına göre uzat;

sözü ise, sözcüklerin sırası değişmiş olarak: “Yorganına göre ayağını uzat,” biçiminde de söylenir. Bu iki den başka biçimde söylenmez.

BÖLGELERDE DEĞİŞİK BİÇİMLER:

Kimi atasözleri, ayrı ayrı bölgelerde değişik biçimler almış olabilir. Bu da yukarıdaki kuralın bozulmuş olması demek değildir. Bu gibi atasözlerinin bölgelerde kalıplaşmış özel biçimi var demektir. Örneğin:

Keskin sirke kabına zarardır.
Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.

Sözleri kimi bölgelerde:
Keskin sirke küpüne zarar.
Aç tavuk düşünde (rüyasında) darı görür
biçimlerindedir.

ÖZEL BİR AMAÇLA UZATMAK

Kısa ve özlü olmak, atasözlerinin özelliklerinden olmakla birlikte kimi atasözleri -başka bir özelliği sağlamak için-kavramı anlatmaya yetenden artık sözcük ile söylenmiş de olabilir:

El elden üstündür.

sözü, düşünceyi anlatmaya yeterken, buna:
ara varıncaya kadar.
parçasının eklenmesiyle ikinci biçimde de kullanılan atasözü gibi.
Başka bir örnek: En kısa anlatım kılığını:
Ayıpsız yar olmaz.
kalıbı içinde bulunan sözün atasözü kimliğini almış biçimi, daha uzun olarak:
Ayıpsız yar isteyen yarsız kalır.

Söz uzamıştır, ama o kısa anlatımlı kuru mantığın inandırıcılığını, etkinlik ve güzelliğini de uzatma öğeleri sağlamıştır.

GENEL KURAL GİBİ OLANLAR:

Bütün atasözlerinin birer genel kural niteliğinde olduğunu yazmıştık.  Bazı atasözleri genel kural gibi söylenmiş olduğu halde gerçekten genel kural değildir. Örneğin:

Kör ölür, badem gözlü olur; kel ölür, sırma saçlı olur.
Gelen gidene rahmet okutur.

sözlerinin genel kural oldukları söylenemez. Bu gibi sözlerde sık sık rastlanan durumların genelleştirilmiş olduğu görülmektedir.

Genelliğine düşüncemizle sınır çizdiğimiz, her vakit değil zaman zaman böyle olduğunu kabul ettiğimiz atasözlerinden kimisinin eski biçiminde bu genelliğin hangi koşula bağlı bulunduğu söz içinde belirtilmiştir. Nitekim bugün:

Suyu getiren de bir, testiyi kıranda,

biçiminde söylediğimiz atasözünün, 15. yüzyılda yazılmış olan Atalar Sözü kitabındaki biçimi budur:

İyilik bilmeyen katında su getirenle senek sıyan biridir. (İyilik bilmeyen katında su getiren ile su kabı kıran birdir): İyilik yapanların küçümsendiğini ve onların iyiliklerinin görmezden gelindiğini ve değer verilmediğini anlatır)

ATASÖZLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER 1. KISIMATASÖZLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER 2. KISIM

Yorumunuzu Paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.