Mitolojik Hikayeler; “Polyphemos”


Mitolojik Hikayeler; “Polyphemos”

Yeryüzündeki korkunç yaratıklar buradan sürülünce, Olympos’un Baş Tanrısı Zeus, sadece Kyklopların geri dönmesini onayladı. Çünkü Kykloplar diğerlerinden farklılardı, Zeus’un yıldırımlarını onlar yapıyorlardı. Önceleri üç kişi olan Kykloplar çoğaldılar, kimi keçileri güttü, kimi kimi koyunları… Yine de yabaniliklerini üstlerinden atamadılar.. Kyklopların yaşadığı ülke, pek de güvenilir bir ülke değildi…

Günün birinde bu ülkeye bir gemi geldi. Geminin kaptanı Odysseus, yanına oniki adamını da alıp mağaralara girdi. Mağara onların tam da aradıkları şeyi sundu, bol boy yiyecekler ve içilecek sütler. Gemiciler dayanamadılar ve yedikçe yediler. Kaptan Odysseus şarap getirmişti yanında, onu mağaranın büyük sahibine sunmak için saklıyordu.

Akşam vaktine girildiğinde mağaranın girişinde ürkütücü bir yaratık göründü. Gelen Kyklop Polyphemos’du. Mağaranın gerçek sahibi.. Kükreyerek sordu mağaradakilere, kimdi onlar, onun mağarasına girme cesaretini nerden bulmuşlardı? Bütün gemiciler korku içindeydiler, bir tek Odysseus hariç. Kaptan Zeus’un koruduğu denizciler olduklarını söyledi, bir tek onun içinde korku yoktu.

Polyphemos kendisinden daha büyük bir Tanrı tanımadığını söyledi ve orada hemen iki denizciyi öldürdü ve yedi. Diğerlerinin kaçmaması için de mağaranın kapısına bir taş dayadı ve sonra uykuya daldı. Denizcilerin buradan hemen kaçması gerekiyordu. Bir çare olmalıydı, bu koca kaya nasıl kalkardı buradan..

Akşam Polyphemos uyandı, sonuç yine aynıydı, iki denizciyi daha midesine indirdi.

Bu korkunç yaratık mağaradan çıkıp gidince Odysseus mağaranın içinde büyük, kocaman, iri bir sırık buldu, bunun ucunu iyice sivriltti ve ateşte yaktı ve onu gözlerden uzak bulduğu yere geri sakladı. Polyphemos gelir gelmez iki denizciyi daha yedi. Odysseus yanında getirdiği şarabı ona ikram etti, içtikçe içti Polyphemos ve giderek kendinden geçti. İşte o zaman kaptan sivri uçlu sırığı çıkardı, ucunu ateşte yaktı, kızdırdı ve aniden korkunç yaratığın gözüne soktu. Bunun üzerine Polyphemos delirdi  ancak göremedi denizcileri.

Sabah olunca kalan denizciler koyunların altına saklanarak açılan mağaranın ağzından kaçtılar. Gemilerine hızlıca ulaştılar ve denize açıldılar. İşte tam bu sırada kaptan Odysseus mağaraya doğru olanca gücüyle bağırdı:

“Gördün mü, Kyklop, adamlarımın hepsini yiyemedin! Konuklarına ettiğin kötülüklerin cezasını buldun.”

Bunun üzerine büyük bir kaya parçasını eline aldı Polyphemos ve gemiye doğru fırlattı, öylesine büyük bir dalga çıkardı ki gemi tekrar kıyıya vurdu. Ancak ürkütücü yaratık onları tekrar eline geçiremeden gemi uzaklaştı ve gitti.

Yunan Mitolojisinde Polyphemus’un bir de dilden dile aşk öyküsü anlatıldı. Tek gözlü korkunç yaratık Nymphelerden Galateia’ya gönlünü kaptırdı. Ama öylesine çirkindi ki, artık tek gözü de yoktu, kim bakardı ki ona. Polyphemos elinden geleni ardına koymadı, şarkılar söyledi aşkına, ayaklarına kapandı, onu düşünerek günlerce kayaların üstünde bekledi, bekledi..

Sonunda Galateia’nın kalbini çalmayı başardığı anlatılır. Onu sevmesinin sebebi belki de Denizler Tanrısı Poseidon’un oğlu olmasındadı, kimbilir..

Galateia’nın kızkardeşi Doris, kıskanç kelimelerle onu kızdırmaya başladı;

“Ben Zeus’un oğullarına bakarım doğrusu. Ortada kalan bir şey var. Polyphemos aptal, kaba, yabani yaratığın biri.” Tek gözü bile olsa onun sadece kendisini beğendiğini, başkasını görmediğini düşündü Galeteia. Ancak bu aşk çok uzun sürmedi, kalbi başkası için çarptı Galateia’nın, taaa ki tek gözlü Kyklop kininden sevgilisini bulup öldürünceye kadar bu aşk devam etti.

Onun tek aşkı oldu Galeteia, ondan başka da kimseyi almadı kalbine tek gözlü Kyklop Polyphemus…

Bu hikayenin üç bölümü ayrı kaynaklardan günümüze ulaştı, birinci bölüm Homeros’un destanı Odysseia’da vardı, ikinci bölüm üçüncü yüzyılda yaşayan Theokritos tarafından, üçüncü bölüm ise İ.Ö. ikinci yüzyıldan yaşayan yazar Lukainos tarafından..

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir