Masal Oku


Hacettepe Efsanesi

Hacettepe Efsanesi Yaşlı Ankaralılara sorarsanız “Ankara” adı­nın Farsça “üzüm” anlamına gelen “Engûr” den geldiğini, Ankara’da çok üzüm yetiştiği için bu­raya “Engûrî” dendiğini, bu adın zamanla “An­kara” olduğunu söylerler. Tarihçilere gelince, on­lar bu adın, Hititler devrinde “Ankuva”, klâsik de­virlerde de “Ancyre” veya “Latince gemi çapa­sı demek olan “Ancora”dan geldiğini, bu şehrin […]


Masal Oku; Orman Cüceleri…

Masal Oku; Orman Cüceleri…  1. Bölüm – “Bizler Kimiz?” Ormanın derinliklerinde, yerlere düşmüş kocaman yaprakların altında, küçük, minimini bir şeyler kımıldanıyordu. Bir yerden öbür yere gidiyorlar, gizleniyorlar, meydana çıkıyorlar, ip-ince sesleriyle bağrışıyorlardı. Bunları uzaktan ağustosböceği, çekirge sanırsınız. Halbuki bunlar ne ağustosböceği, ne de çekirgedir. Okunma Sayısı: 7


Nasrettin Hoca Hikayeleri; “Ağaçtan Öte Yol Var”

Nasrettin Hoca Hikayeleri; “Ağaçtan Öte Yol Var” Çocuklar Nasrettin Hoca’yı çok seviyorlarmış. Hoca’nın da çocukları çok sevdiğini bildikleri için ona şaka yapmaktan çekinmiyorlarmış. Bu sefer niyetleri Hoca’nın çarıklarını alıp kaçmakmış. Bunun için de bir yolunu bulup Nasrettin Hoca’yı ağaca çıkartmaya karar vermişler. Nasrettin Hoca çocuklara, – Hayırdır çocuklar, söyleyin bakalım […]


Mesnevi’den Hikayeler; “Sineğin Kaptanlığı”

Mesnevi’den Hikayeler; “Sineğin Kaptanlığı” Sineğin biri, bir gün eşek idrarı içinde yüzen bir saman çöpünün üzerine kondu. Sinek mağrurane eşek idrarı içinde gemi sürmeye başladı. Ben denizcilik ve kaptanlık okudum, bu iş üzre çok düşündüm, çabaladım. Şu denize ve gemiye bir bakın! Nasıl gemi sürdüğümü görün! Diyordu. Gururundan yanına varılmıyordu. […]


Mesnevi’den Hikayeler; “Karınca ve Kalem”

Mesnevi’den Hikayeler; “Karınca ve Kalem” Küçük bir karınca, bir gün bir kalemin kağıdın üzerinde hareket ettiğini, çok güzel resimler çizdiğini görür. Başka bir karıncaya der ki: – Bir kalem, çok güzel ve şaşırtıcı resimler çiziyor. O karınca: Okunma Sayısı: 8


Yoksul Ayakkabıcı Masalı

Yoksul Ayakkabıcı Masalı Geçmiş zamanların birinde yaşlı bir adam ve karısı eski bir kulübede yaşarlarmış. Yaşlı adam kulübesinin bir odasında ayakkabı yaparak geçimini sağlarmış. Bir gün ayakkabıcı, yaptığı ayakkabıları satarak kazandığı paraya deri almış. Aldığı deri ancak bir ayakkabı yapılacak büyüklükteymiş. Deriyi masasının üzerine bırakmış. Sonra kapısını kapatıp odasına çekilmiş. […]


Ahtapot Hikayesi

Ahtapot Hikayesi Gizem dolu, sır dolu, pek çok bilinmezliklerle dolu kainatın bilmem nerelerinde sessizce dönüp durmakta olan sevgili dünyamız. Üzerinde yaşamalarına, hayat bulmalarına, barınmalarına olanak tanıdığın on binlerce yıldan beri her şeyi ile belki de sadece sende var olan canlı varlıklar. Özgün düşünme yetenekleriyle, hayal güçleriyle, inatçılıklarıyla her zaman, her […]


Uzunkulak İle Kelebek Hikayesi

Uzunkulak İle Kelebek Hikayesi Uzunkulak sabahın erken saatlerinde köyden ayrılmış, otlamak için meraya gidiyordu. Şöyle bir kafasını kaldırıp havayı kokladı. Gün, güzel ve güneşli geçeceğe benziyordu. Etrafına bakınıp dururken yavaşladığını fark etti. Şimdi eğlence zamanı değildi. Karnı çok acıkmıştı. Adımlarını sıklaştırıp hızını artırırken düşüncelere daldı: Okunma Sayısı: 5


Masal: Parmak Çocuk Masalı

Masal: Parmak Çocuk Masalı Bir terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar küçük kalmış ki, boyu bir başparmaktan fazla uzamamış. Bunun için ona “Parmak Çocuk” derlermiş. Ama çocuğun cesareti pek fazlaymış. Bir gün babasına demiş ki: Babacığım, ne olursa olsun ben uzaklara gideceğim! Babası: – Pekâlâ oğlum, demiş. Uzun […]