Hint Hikayeleri: “ÇIKARCI DAVRANIŞI OLAN KRAL”


Hint Hikayeleri: “ÇIKARCI DAVRANIŞI OLAN KRAL”

Hikaye oku: Bodhisavita daha önceki yaşamlarından birinde Kral Brahmadttanın baş veziri olarak görev yapmıştı. Onun görevi Krala mali konularda bilgi vermekti.

Bunun yanında, onun görevleri arasında, devlet işlerinin yürütülmesinde de yol gösterici olmasıda yer alıyordu. Kral halkına karşı gayet iyi niyetli, ancak zayıf kişilikte bir insandı. Çünkü kendi çıkarları için yalan söylemekten ve hile yapmaktan hiç çekinmezdi.

Baş vezir kralı seven, sayan bir insandı. Bu saygın devlet adamı, her zaman kralı korumak istiyordu. Baş vezir deneyimli bir insandı. Yalanlar söyleyen, kar amacı ile hileli yollara başvuran bir kral, ileride zor durumlara düşebilirdi. Bazen kısa yoldan kazanç düşüncesinde olan kral, uzun vadede sorunlar çıkarabilirdi.

Baş vezir kralın bu tür davranışlarını bildiği için onu çok defa alış-veriş konularından uzak tutmaya bakardı. Bu şekilde kralın hata yapmasını önlemek isterdi.

Kralın güzel atlara karşı büyük bir sevgisi ve hayranlığı vardı. Seçkin soylu atları almak çok hoşuna giderdi. Kralın harasında çok güzel seçkin atları vardı. Bu atların içinde Mahason ismini taşıyan at huysuz, vahşi tabiatlı bir hayvandı. Diğer atlardan uzak tutulurdu. Diğer atları ısıran, tepen, yaralayan bir hayvandı. Diğer atlar ve seyisler de ondan uzak dururdu.

Bir gün başkente tanınmış bir at yetiştiricisi geldi. Beraberinde getirdiği beş yüz seçkin at vardı. Kral, baş vezirin onun bu at tüccarı ile pazarlığa oturmasını istemeyeceğini bilirdi. Bunun için bu at pazarlığında başka bir vezire görev verdi.

Sadece ona görev vermekle kalmadı, ayrıca atların fiyatını düşürmek için hileli yollar da teklif etti. Kral pazarlıktan önce bir gece vahşi atı Mahason’un, diğer atların arasına bırakılmasını istedi. Mahason diğer atlarla dövüşüp onları yaraladığında, hayvanlar zor durumda kalacak, iyi dinlenemeyince iyi koşamayacaklardı.

Böylece atların kalitesi ve fiyatı düşecekti. Bu durumu yarattıktan sonra at tüccarı ile konuştuğunda fiyatlar düşmüş olacaktı. Kral sözlerini bitirince ilgili vezirine planını anlayıp anlamadığını sordu.

Vezir, bu sözleri dinledikten sonra, kralın kazanç hırsı ile ne kadar çok alçalabileceğini gördü. Kral davranışı ile yöneticilere iyi örnek olması gerektiği halde; hileli pis yollara başvuruyordu. O vezirin krala hatalı davrandığını söyleyecek cesareti yoktu.

Gece yarısı Mahason diğer atların arasında bırakıldı. Bütün gece o vahşi at diğer atları tepti, ısırdı ve yaraladı. Sabah gün doğmadan tekrar ahırına kapatıldı. At tüccarı atlarının durumunu gördüğü zaman; gözlerine inanamadı.

İlk akşam atlarının beslenmesi ile kendisi ilgilenmişti. Atlarının hepsi de sağlıklı ve keyifli idi. Fakat sabah atlarının durumu bir felakete dönüşmüştü. Öyle olduğu için de; ilgili vezir ona çok düşük bir fiyat teklif etmişti.

At tüccarı, ilgili vezirin teklif ettiği fiyatı kabul ettiği takdirde çok zarara uğrayacaktı. At tüccarı vezire düşüncesini açıklarken şöyle dedi;

“Sayın vezirim, sevgili kralımızın atlara olan sevgisini biliyorum. Bildiğiniz gibi çok uzak bir ülkeden geldik. Ben daha iyi bir fiyat bekliyordum.”

Bunun üzerine vezir tüccara şöyle konuştu;

“Atların ne kadar fena koştuğunu siz kendiniz de gördünüz!”

At tüccarı bunun üzerine düşünmek için bir gün daha izin istedi. Daha önceki yıllarda at tüccarı baş vezir ile iş yapmıştı ve ondan daha iyi bir fiyat almıştı. Onunla olan pazarlıkları çok iyi gitmişti. Geçmişteki o olayı hatırlayınca, yine ona akıl danışmak istedi. Olayı baştan sonra baş vezire anlattı. O saygın devlet adamı, kralın düştüğü duruma çok üzüldü. Bunun üzerine; at tüccarına, durumu düzeltmek için bu defa satış yapmamasını söyledi. Ayrıca şunları ilave etti;

“Bu defa atlarınızı alın ülkenize dönün, atlarınıza çok iyi bakın. İyi bakılırlarsa tez iyileşirler. O zaman gelir satışınızı yaparsınız.”

At tüccarının söylenenlere aklı yatmıştı. Ancak kafasında bazı tereddütleri, bazı şüpheleri vardı. Mesela; kral yine aynı hileyi yaparsa? Bu defa durum ne olacaktı? Mahason adındaki o vahşi yaratık yine atlara saldırırsa bu defa ne yapacaktı? Bu defa gidiş-geliş masrafları da artacağı için; daha çok ziyan edebilirdi. Baş vezir at tüccarına şöyle dedi;

“Seni anlıyorum. Öyle düşünmekte haklısın. Bir de sana şunu sorayım. Senin de Mahason gibi huysuz bir atın yok mu? Bu defa gelirken onu da beraberinde getir.”

Birkaç ay sonra atların durumu düzelmişti, yaraları iyileşmişti. Sağlıklı beslenme ve iyi bakımla eskisinden daha iyi görünüyorlardı. At tüccarı yanında getirdiği 500 at ile birlikte Kral Brahmadattanın ülkesine yeni gelmişti. Beraberinde getirdiği atlardan biri de Sahanu adındaki attı. At tüccarı, gelişinden kralı haberdar etmişti.

Kral bu defa baş vezirine yine bu alışveriş meselesi hakkında bilgi verdi. Fakat yine aynı hileli işlerle uğraşması için kendi adamını görevlendirdi.

Geceleyin yine o vahşi at salıverildi. Fakat beklenmeyen bir durum oldu. Mahason diğer atlarla hiç ilgilenmedi. Doğruca Sahanu ile buluşmaya gitti. Hiç kimse şimdiye kadar onu böyle tatlı ve neşeli görmemişti.

Kral Mahason ismindeki atın davranışlarındaki bu değişikliğe bir anlam veremiyordu. Baş vezirinden bu olayı yorumlamasını istedi. Baş vezir krala durumu açıklarken söze şöyle başladı;

“Yüce kralım, bildiğiniz gibi olayın çok basit bir sebebi vardır. Sizlerin de bildiği gibi iki kişilik veya iki yaratık arasında çatışma çıkmasının çok basit bir sebebi vardır. Bu da iki kişi arasındaki davranış veya karakter farkıdır. Bizim gözlediğimiz iki at arasında zıtlık değil, benzerlik vardır. İkisi de birbirinden vahşi ve kötü ruhludur. Onun için aralarında bir çatışma yoktur. Bu yüzden bir arada olmaktan mutludurlar.”

Baş vezir bu açıklamayı yaptıktan sonra döndü ve at tüccarına da gülümsedi. Sonra baş vezir sözlerine devam etti ve şöyle dedi;

“Kral, eğer krallığını bilirse, büyük düşünmenin, cömert davranmanın önemini anlamış olmalıdır. Kendini alçaltacak davranışlara yönelmek, kendi şanına şöhretine gölge düşürür. O tür davranışlar kendi ünvanına gölge düşürdüğü gibi, kendi halkına da zarar verir. Bir kral iyi isim yaptığı, halkına iyi örnek olduğu zaman, bir ülkede güçlü bir yönetim kurabilir. Adaletle davranmayan bir kral herkesten beklediği saygıyı ve güveni göremez.”

Bu konuşmalardan sonra kral mahcup duruma düştü. Kendi hatasını anladı ve özür diledi. Bunun üzerine kral baş vezire gerekli hesapları yapmasını ve at tüccarına hakkı olan parayı vermesini söyledi.

Akıllı saygın bir devlet adamı olan baş vezir krala gülümsedi ve görevini en iyi şekilde yapacağını söyledi.

Bu durumda baş vezir yapılan bir yanlışı düzeltti ve ülkedeki barış ve adaletin devamı için gerekli düzenlemeleri yaptı.

Hint Halk Hikayelerinden

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir