Bir Özbek Masalı – “Yedi Ahmak”


Bir Özbek Masalı – “Yedi Ahmak”

Derelerden gelir sel gibi, tepelerden gelir yel gibi; konup göçerek, lale sümbül biçerek, vara vara vardım bir kahveye; kırk kişi ile ahbap oldum. İç merdiven, dış merdiven, ağaç merdivenden çıktım yukarı.Bir varmış bir yokmuş, evvel zamanda yaşayan yedi tane ahmak¹ adam varmış. Bir gün bu yedi ahmak, pazara gezmeye çıkmışlar. Gezip dolaşırlarken karınları acıkmış. Paralarını birleştirip yedi parça ekmek ve yedi adet hurma almışlar. Aldıklarını yiyebilmek için bir kenara çekilip oturmuşlar, fakat ellerini yıkamak için su bulamamışlar. İçlerinden en büyük olanı diğerlerine su getirmelerini emretmiş. Sonra büyükten küçüğe doğru herkes birbirine emrettiği için hiç kimse su getirmemiş.

Sonunda birbirlerine: “Eğer kim konuşursa o su getirecek” diye şart koşmuşlar. Böylece yedi ahmak oturdukları yerde öylece kalmışlar. Ahmaklar öylece otura dursunlar yanlarına bir dilenci gelmiş. Bir parça ekmek istemiş. Hiçbirisinden ses çıkmadığını görünce oturmuş yedi parça ekmeği ve yedi hurmayı yemiş. Tabakta kalan artıkları da adamların yüzüne sürüp oradan ayrılmış.

Biraz sonra yanlarına bir köpek gelmiş. Köpek de dilenciden arta kalanları yemiş ve tabakları yalamış. Karnı doymayınca dilencinin adamların yüzlerine serptiği artıkları yalamaya başlamış. Altısının da suratlarını yalamış fakat yedincisininkini yalarken adam gıdıklanmış. O zaman ahmak adam:

– Git, diye bağırmış.

Diğer altısı birbirlerine bakarak hep bir ağızdan bağırmışlar:

– Suyu sen getireceksin!

Ama bakmışlar ki önlerinde bir lokma ekmek bile yok.

¹Ahmak: Aklını gereği gibi kullanamayan

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir